İnsanları böcek sevenler ve böcek sevmeyenler olarak ikiye ayırasım var gene.
Önceleri çokça yapardım bunu.Yeni tanıştığım insanlara sorardım; "Böcek
severmisiniz?" diye.Bazen ilk sorum bu olurdu.Bazen başka soru sorma
gereği dahi duymazdım.Yeterliydi bu soru onları değerlendirmem
için.Onlar bana "nerelisin?" "yaşın kaç?" diye sorarlardı. Ben onlara bu
soruyu sorardım içtenlikle,cevabını merak ederek. Şimdilerde pek
yapmıyorum.
6-7 yıl önce başladım bu şekilde insanları değerlindirmeye."Bu
nekadar doğru?" sorusunu ben de sordum kendime.Hayır.Doğru değildi belki
birçok kişiye göre.Ama bunun bir önemi yok.
Önceleri hamamböceğiyle ilgileniyordum. İlk zamanlar,insanın
yokediciliğine ait nefretleşekillenen cevaplar, sonraları, insanın
yokediciliğine ait nefretle beraber bir yaratıcılık kazanmıştı.
Kadın,erkek ve yaşa göre de farklılık gösteriyordu cevaplar.
Kadınlar; "iğvvrennççç", "tiskinnçç" gibi kelimelerle
özetlerken hislerini. Temizlik ve titizlikten ileri geliyordu bu. Ve
böcekler pis şeylerdi onlar için.
Erkekler: "Severim tabi. özellikle üzerine bastığımda çıkan
çıtırt! sesini."gibi fantazilerinieklemeyi tercih ediyorlardı hislerini
anlattıkları cevaplara. Tamamen öldürme içgüdüsünden ileri gelen tipik
saldırgan erkek davranışı.
Soruyu hamamböcekleri üzerinden değilde böcekler üzerinden yönelttiğimde ise haliyle
görecelik içeriyordu cevaplar.
Yüzdeler ve Grafikler şöyle diyordu:
100 kişiden 80'i sorumu hemen cevaplamaya başlarken, 20'si argo
terminolojisinin izin verdiği kapasite dahilinde "s...git yaa! bi git
işine,çatlak" tarzı argo terimlerlearkasına bakmadan uzaklaşmışlardır.
100 kişiden 99'u uğur böceğini "ay ne şeker şey" diye severken.
100 kişiden 89'u karıncayı ve arıyı mübarek çalışkan yaratıklar olarak tanımlayıp seviyor
100 kişiden 20 si böcekleri yağda kızartılmış, 2'si çiğ yemeyi
seviyor.Ve ben bunu anlayabilirim. Eğer öldürüyorsanız bir işe yaramalı.
Ben yemem o ayrı.
100 kişiden 46 sı scrable da "peygamberdevesi" yazmayı denemiş,
12'si bunu başarıp* astronomik puanlar elde etmiş, 33 'ü sıkılıp "
amannnn salla" diyip yarıyoldan dönmüştür.
100 kişinin nerdeyse tamamı Akrep ve Örümceği böcek sanıp
sevmediklerinden bahsettiler, korkularını ve tiksinmelerini anlatacak
kelime bulamayıp garip sesler çıkardılar. Oysa ki ben böceklerle
ilgileniyordum.Akrep ve örümcek böcek değildi.
Gelelim en az akrep ve örümcek kadar nefret edilen Bokböceğine.
Aslında ondan neden nefret ettiklerini anlamıyordum. Hamaböceğine olan
nefreti anlayabilirim.Akrep ve örümceğe olanı da.Ama ekosistem için bu
denli yararlı bir canlıya karşı bu tiksinme fazlaydı bence. Aslında
bütün canlılar gerekliydi ekosistem için ama konumuz bu değil.
Ben seviyor muyum? Belki evet, belki hayır.Belki insanlardan
daha çok.Film izler gibiizleyebilirim** onları. Belki bir böceği
istemeden öldürmüş olabilirim. Ve belki bir insanıistesem de
öldüremem,öğretilmişlikten hep. Ama şunu rahatlıkla söylerim "Bir
bokböceği kadar yararın yok Dünya için insanoğlu." Konumuz bu değildi,
neyse...
Konumuz neydi...neydi neydi? Ha evet, Beetlejuice(Beterböcek).
Çocukken biraz korkarak biraz eğlenerek izlediğim o mükemmel film. Şimdi
en sevdiğim filmlerden. Ve aklıma geldikçe izlerim hala.
* * *
*ben de yazdım.
**İzlemek için bir kavanozda oluşturduğum karınca kolonisindeki
karıncalar teker teker ölmüşlerdi.Dal şeklindeki kurt-tırtıl kıvamında
adını bilmediğim yaratık daha şanslıydı.Kaçıp kurtulmuştu.Yaptığım şeyin
sonuçlarından bihaberdim ve daha çocuktum.
2 ay önce
Erhan Benerin Böcek adlı bir romanı var,geçmişte işkenceci bir komiseri anlatır,hamamböceklerinden nefret eder,etkileyici bir romandır.Ben Kafkanın değişim romanını tekrar okumaya başladım,bir sabah böcek olarak uyanan birini anlatır.
YanıtlaSilöyle mi? yenileri pek okumam genelde 1900 öncesini okurum ama tavsiyeler müstesna tabi.Ekleyeyim listeme onu da.
Sil