bir bilge bir falcıdır

bir bilge bir falcıdır
Bir Bilge Bir Falcıdır

9 Şubat 2012 Perşembe

YERÜSTÜ VE YERALTI

       Bir varmış bir yokmuş birisi zamanın birinde, bir çizgi film izlemiş ama gel gör ki adını unutmuş.Ama fantastik bilimkurgu tadındaki bu çizgi filmden çok etkilenmiş.Günlerden bir gün bloglardan birinde okuduğu bir yazı neticesinde tekrar aklına gelmiş bu çizgi film.
    //böyle başlanmaz tekrar deniyorum büyüdük biz ve masal sona erdi.

Şöyle başlıyorum yazıya:
        Günlerden birgün yine o boğucu can sıkıntılarını hafifletmek adına dolaşıyordu yazılarda. Birden hatırlayıverdi aklında kelebekler uçurtan o filmi bir blog başlığını gördüğü anda.
      //bööööğğğğğğ! ıhh! olmadı bidaha...
      Bugün bi blogda gördüm de aklıma geliverdi birden. Blog mu? "Yeraltı İnsanları" .Bir heyecanla girdim başladım okumaya.Genel anlamda fena değildi yazı ama gel gör ki aradığımı buldum mu? Bulamadım. Ne mi arıyordum; Bir zaman önce izlediğim bilim kurgu tadındaki çizgi filmin konusuna benzer bir konu. Ve yine hafızamın oyununa gelip en gerekli şeyi, yani filmin adını unutmuştum. Oysa konu aklımdaydı genel hatlarıyla.
       //Bu oldu gibi sanki..
      Gelelim filmde anlatılanlara...

       Bir yeraltı dünyası ve bir de yerüstü dünyası var. Dünyadan kastım topluluk tabi ki.İşte yeraltındakiler (siyah adam) ne kadar çirkin (kime göre neye göre), kıllı, iri-yarı, kaba, güçlü ve beyinleri fazla gelişmemişse,  yerüstündekiler de o kadar güzel, beyaz tenli, mavi gözlü, zarif ve beyinleri gelişmişti (eminim bu hikaye size de tanıdık geldi). yerüstü(beyaz adam) insanlarında acaip bir beyinsel güç vardı. Buna karşın fiziksel olarak zarafetleriyle yetinmek zorundaydılar.İşte bu fiziki güçsüzlük nedeniyle yeraltı insanlarından korkmaktadırlar. Yerüstü insanları çalışmıyorlardı. Nasıl mı karşılıyorlardı ihtiyaçlarını? Yeraltı insanlarının periyodik aralıklarla yeryüzüne bıraktıkları besin vs maddeleriyle. Şimdi hemen yeraltı insanına acıyasımız gelir ya acele etmeyelim.
       Zamanın birinde bu iki topluluğun birbirleriyle yaptıkları anlaşmaya göre belirli periyotlarla yeraltı insanları yeryüzüne yiyecek vs çıkaracak, karşılığında ise yeryüzü insanlarından bir adedini kurban olarak alacaklardır. Ancak bu şartlarda beyaz insana saldırmayacak ve barış sağlanacaktı. Pis kaka şeyler !! Hemen yapıştırdık yaftayı di mi?  İşin aslı öyle değil tabi. Nasıl mı? Şöyle; Şimdi demiştik ya beyaz adamların acaip bir beyin gücü var. İşte bu siyah adam, yiyecek karşılığında takas ettiği kurban beyaz adamların beyin güçlerini, geliştirdikleribir sistemde enerji üretmede kullanıyorlar.Enerjiyle de yaşamlarını devam ettirmek için gereken besinler için gerekli enerjiyi(ısı ve ışık sanırım) sağlıyorlar.Ve fiziksel olarakta çalışıyorlar tabi.E noldu şimdi... beyaz insan yukarda bolluk refah ve ferah içinde hiç çalışmadan yaşarken pis işleri yeraltındakilere yaptırırken  iyiydi. bedelini ödemeye gelince mi kötü.
        İşte bu ortamı gören eleman da bir zaman makinesiyle geliyor buraya önce yerüstü insanlarını sonra da yeraltı insanlarını tanıyor ve diyor ki ortada bir yol var.Ne miydi bu yol? İnsaf yani, 0-1 lerle çalışmıyor bu beyin de. Unutmuşum okadarını...
       İşte nerde  bir seçkin cemiyet ve mafya-çete ilişkisi görsem bu hikaye gelir aklıma.


2 ay önce

5 yorum:

  1. NEDEN BAŞLIK OLUŞTURAMIYORUM

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Toplumsal post modern bir anlatım dersem daha havalı oluyor.

      Sil
  2. Enteller entel olduklarını göstermek için kimsenin anlamadığı şekilde konuşurlar ya,öyle bir şey,ama yenmez,bulantı yapabilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben almayayım o zaman, reflüm var galiba benim

      Sil