Hiç ders almıyorum öncekilerden. Alsam yapmazdım herhalde... Eğer öncekilerden ders alsaydım yapamazdım ve bardak dolması gerektiği kadar dolardı. Böylece sinirlenmezdim. İlk zamanlar daha fazla sinirleniyordum. Sonraları daha sakin karşılamaya başladım. N'olcak ki? Alttarafı su idi. Belki üst tarafı da öyleydi. Ne farkeder ki?
Demem o ki: Neden insan defalarca aynı hatayı yapar? Karanlıktayken tamam bu normal ama... ama ışık varken de yapıyorum. Gördüğüm bildiğim halde yapıyorum. Bu acı vermeye başladı. Saçma değil mi? Ben de bunu söylüyorum işte ; Saçma!... Aynı şeyi bile bile yap, sonra "Ne kadar aptalım! " diye acınası haline acı.
Aslında bunu yapmadığım zamanlarda vardı. Gerektiği kadar suyu bardağa dökebildiğim zamanlarda vardı. Ama... bilemiyorum. Yani bu yaptığım hatayı örtbas etmek gibi. Bu zaten olması gerekendi. Ama belki karanlıkta bardaktan su taşırmamayı başarabilirsem, bunu yapabilirsem eğer bir nebze rahatlayacaktım. Rahatlardım ama ne zamana kadar? Bir sonraki drama kadar. Evet sanki kabullenmiştim.
Bunun bende alışkanlığa dönüşmesi çok olağan birşeydi. Çok çabuk alışıyordum herşeye... Aslında bilim adamlarına göre bir alışkanlık 21 günde kazanılıyordu. Bana 1 hafta yetiyordu gibi sanki.
Üstelik silmiyordum taşırdığım suyu... Mobilyanın üzerinde kuruyordu ve leke yapıyordu. Gerçekten acınası haldeyim. Aslında bazen kendime acımayı seviyordum. Belki bu yüzdendi...
Kardeşimin yanında çalışan kadını haırlattın evde bir şey kırınca çok üzülüyor,üzüldükçe de kırıyor,kısır bir döngü
YanıtlaSil