Basit olaylardan, dialoglardan çıkarılabilecek bir sürü derin düşünce vardır.
"iyi de bilge sen bana hep kötü sözler söylüyorsun ben kırılıyorum bu yüzden"
yanlış. senin kırılman, benim söylediklerimden değil kırılmayı seçtin
diyedir. Kırılma eyleminin sorumlusu olarak beni görmen kendine ve
seçimlerine toz konduramamandandır. Halbuki kırılgan yapının farkına
varıp değiştirsen hiç bir sorun kalmayacak. beş spatifilyumunuzdan üç
tane kalmış ve bir tanesi ölmek üzereyse kaktüs beslemeye başlayın ve
erdemli olun.
"bilge ben seni seviyorum sen beni neden sevmiyorsun?"
Evet. duygularımız bazen bizim dışımızda gelişir. Bir kedi düşün,
sevdiğin bir kedi asla tam anlamıyla seni sevemez Bu eğer yırtıcı bir
kediyse olay değişir, seni sevecektir büyük bir ihtimalle öğle
yemeğinde. Dünya bir öküzün boynuzundadır derler neden olmasın? senin
çevrende döndüğünü yadırgamıyorsun da bunu mu yadırgıyorsun Erdemli
olalım ve hayvanları sevelim onlar bizi sevmese bile. ayrıca benim bir
kedi olduğumu düşünerek gaflete düşme.
"o saçı istiyorsunuz ama o saç size gitmez"
Sevgili kuaför insanı kabul ediyorum, seçim hatalıydı ama saç seçimi
değil bana seçme hakkı tanımayan bir kuaför seçimi. Bana giden saçı
uygularsan adriana lima mı olacağım? hayır. O zaman seçmekten doğan
hakkımın hazzını yaşamak istiyorum. Erdemli ol ve fön çekereken
insanların cilt alerjilerinin olabileceğini düşünüp fönü yüzlerine
tutma.
"babanın damarı var sende de"
Doğru olabilir olmaması kötü olurdu zaten bi düşün bunu anne.
genlerimden dolayı beni yargılamamalısın. Eğer bunu yaparsan yarım
aklımın sorumlusu olarak kendini görürsün,büyük bir ihtimalle bu
yazıları okuyamayacak ama sık sık işitsel olarak duyacak sevgili
anne.Yani neymiş senin yüzünden. Işık içimizde yeterince uyursak onu
bulacağız.
"sana "bu" dedim diye küstün bana ne var ki bu sözde?"
Ne yok ki!! ne yok ki!!! İnsanlara "bu" denmez. ben insan olduğuma göre
bana "bu" diyemezsin. Şimdi sen diceksin "sen bana öküz derken iyi
ama", O başka. Neden başka? la fontane nin hayvanları kişileştirmesi
gibi benimki de insanlarda hayvansal özellikler bulup insanları
hayvanlaştırma'dır. Aslında bunu yapan ben değilim sensin. Ben sadece
benzerlikleri yakalıyorum. Ama bana "bu" diyebilmen için benim ölmüş
olmam lazım.
Türkçe böyle yanlış söylemleri kabul etmez.hele ben hiç etmem. Erdemli olalım Her gün bir yeni kelimeyi anlamlarıyla öğrenelim.
"bilge niye böylesin sen"
Sen neden "şöyle" isen ben de bu sebeple "böyle" yim.hatta bazen ben
"şöyle, böyle" iken sen asla "böyle" olmuyorsun. Aynaya bak, büyük bir
ihtimalle göreceksin ki, saçın dağılmış, şaftın kaymış
"bilge bayılıyorum sana"
büyük bir ihtimalle bana benziyorsun ve bayıldığın da büyük bir
ihtimalle kendinsin. Mutluluk, kendi benzerlerini bulduğunda gelir seni
bulur. Sıkıldığını farkettiğinde ise kaçacak yer arar.Işık içimizde,
erdemli olun ve bukalemun besleyin ama çok fazla yaklaşmayın
"Işığına da sana da bi çekgit ya"
Deme öyle deme öyle. Bir güneş ile var oluyorsa bir galaksi ve bir kara
delik ile yok oluyorsa ışığı bul, ona yönel bilgi ışıkta saklı.Be
mübarek! lost bile ışığa dayadı koca senaryoyu kızdık ama vardı elbet
bir bildiği de dedik. ne diyordum? ha evet,yine de fazladan lamba yakma,
ay var, güneş var... ampül e ne hacet. erdemli olun daima doğal
enerji kullanın.
"çok çirkinim ya"
unutma ki bizi var eden farklılıklarımızın çoğu karanlıkta kaybolur.
şayet borazan gibi bir sesiniz yoksa. üzülme, ona da çözüm var bir
bardağa yumurta sarısı, süt , bal kimyon koy karıştır sonra çöpe dök.
göreceksin ki herşey düzelmiş. mide bulantın nedeniyle sesin önemini
kaybedecek, bir sorun olmaktan çıkacak.erdemli ol ve "dış görünüş önemli
değildir" diyenlere kafa göz dal, en yakın zamanda bir estetik cerraha
görün, ışıklı ortamlardan da uzak dur
"nerdesin bilge aradığımda sana ulaşamıyorum asla"
Demekki ulaşılmamayı seçiyorum en kötü ihtimalle öldüm. iki durumda da
bana ulaşmaya çalışma gayretinin sonuçsuz kalması sebebiyle bana
yönelttiğin sitem çok ..çok.. nasıl desem? "saçma" Bazen yaptığımız keke
kattığımız meyveler dibe çöker. Meyvelerinizi unlayıp karıştırın sorun
çözülecektir bu eylemi yaparken erdemli olmanıza gerek yoktur. burnunuzu karıştırmamanız kafidir
"neden bize katılmıyorsun bilge"
isterdim çok isterdim. ama kafamın içinde değişen bir şeyler var
duruduramıyorum.ya onu durdurmalıyım ya uzak durmalıyım. siz beni
"böyle" kabul edemezken ben sizi "öyle" nasıl kabul edeyim? çünkü her
durumda herkese evet diyemiyorum ama onlar hep bunu isterler , en fazla
yakar top oynarken katılabiliyorum bir gruba oyun bitince
çıkıyorum zaten. zaten ilk beni yakıyor top, hoop dışardayım.Sonra topu
yakasım geliyor ama vazgeçiyorum. bir ağacın dibine oturup birbirlerine
delirmişcesine top atmaları izliyorum önce, Sonra da uyuyakalıyorum
zaten
Erdemli olmak: bir köprünün ortasına geldiğinizde tam ortadayken aşağı
atlamaktır. ölebilirsiniz ama ruhunuz özgürlüğü ve huzuru bulacaktır.
"sana güzel bir şey söylüyorum sen mal gibi bakıyorsun bir tepki ver da"
Güzel insan, senin söylediğin güzel şeyi doğuran düşünce büyük bir
ihtimalle en yakın zamanda yaptığım bir şey yüzünden değişecektir. Bunu
bildiğimden, tepkilerimi tasarruflu kullanıyorum. İnsanları
gülümsetecek,üzecek, endişelendirecek güçlerimiz vardır. Sen bende bu
gücü uyguluyorsun ama çevremdeki manyetik alanın farkında değilsin. Yani
senden daha güçlüyüm ama senden daha insan değilim. Erdem: iki adet su
dolu bardaktan birini seçmek zorunda olduğunuzda rastgele birini
seçebilmektir.
"sen beni eleştiremezsin sende o kapasite bile yok"
Sümme haşaaa. Bunu bana söylemen tanrılaşma isteğinden ya da
ego'ndandır. ya da bunların farkında değilken bilinçaltının bir
oyunudur. En kötü ihtimalle benden nefret ederken öfkene yenik düştün.
sadece Tanrı eleştirilemez, o da inananlar için geçerlidir. Mağaza ve
vitrin camları, aynaları sizi olduğunuzdan şişman ve büyük gösterir.
Erdemli olun, ağırlık ve uzunluk ölçü birimlerini kullanın, mağaza
camlarına bakmayın.
"bilge satrançta kazanmak kaybetmek önemli değildir agresifleşme bu kadar, satranç sabır işidir satranç bir yaşam biçimidir"
hayatın anlamını satrançla çözmüş, sabırla oynamış, bu yüzden kayda
değer bir puan yapmamış sevgili usta oyuncu. Her oyun kazanmak ya da
kaybetmek içindir. kazanma ve kaybetme eylemine kadar olan safhada size
farklı şeyler de katar. Öyleki hayatın anlamını çözmüş bir filozof bile
olabilirsiniz. hepsine tamam da, benim kızdığım kaybetmek değil ki. 2-3
hamlede mat edebilecekken sırf puan için oyunu 50 hamle uzatanlara
kızıyorum. Birileri size bunu yapıyor ve hala erdemli kalabiliyorsanız
ne mutlu size.
Birbirinizi sevin, onaylayın, yakınlık kurun, hatta affedin. Bir bütün olup çiçekler açın.
Bana uzak birbirinize yakın olun. Hoşça kalın ama boşça kalmayın.
devam edebilir, büyük bir ihtimalle eder, unutmazsam eder, ama unuturum ben, etmez o zaman.
müzik:ravel-bolero bir animasyon video var nette sürüngen ve bina var fonda bu müzik
Ehh büyük ölçüde katılyorum denebilir:) keyifli bir yazı olmuş.
YanıtlaSilHerkese söyleyecek bir cevabın var,ha şöyle silkelen biraz,bazen sanki bir taş bana da geldi gibi oldu ama olsun, seni böyle kabul ettim,eline sağlık.
YanıtlaSilo zaman ben de seni kabul ettim. teşekkürler :)
Sil:)))bravoo ne kadar sivri dilli olsan da bu halinle güzelsin bence
YanıtlaSilgerçekçi olmak zor, böyle cevapları duyanlar seni takdir etmek yerine eleştirirler.
YanıtlaSilHep böyle kal...