bir bilge bir falcıdır

bir bilge bir falcıdır
Bir Bilge Bir Falcıdır

2 Mayıs 2012 Çarşamba

BİLGENİN GÖZÜYLE 1 MAYIS

    Sabah kalktım, erken kalktım ki geçen sene ki gibi öğlen uyanıp kaçırmayayım mitingi. Hazırlandım süslendim püslendim,  dediğime bakmayın süsüm püsüm saçlarımı yatıştırmaktan ve cilt kusurlarımı accık kapatmaktan ibaret bi de rimel var o kadar.Bu gün 1 Mayıs ya, abartmayayım dedim taa ki alana gidip kırmızı rujlu , araba farı gibi gözleri parlayan,nişan saçından hallice bukle bukle saçlı kadınları görene kadar.O zaman abartı olur diye kullanmadığım rujum ve göz kalemimi düşünüp onlara nasıl haksızlık yaptığımı idrak ettim.
    Hazırlandım, saat 12 ye gelirken, anneme "gidiyorum ben istediğin bir şey var mı?" dedim. Televizyondan kafayı ayırmadan "yok bir şey istemiyorum" dedi.arada bir sorar aslında o kadar umursamaz değildir. En son şeyde sordu...şeyde(?) poffff  neden benim annem de diğerleri gibi değil neden didiklemez? Aslında bu gün bu tavrından memnunum, garibime 1 Mayıs Miting ine gidiyorum desem gözler pörtler bin bir türlü senaryo yazar. Benim annem mitingi polislerin insanları jopladığı, dövdüğü, taşlar, sopalrın, molotofların havada uçuştuğu bir savaş alanı sanıyor."Hayır anne artık böyle olmuyor o eskidendi" desem de nafiledir. kadının bilinçaltına yer etmiş bir kere.Böylece Onu aptal dizileri ve evlilik programlarıyla başbaşa bırakıp çıktım evden.
bazı pankartlar
    Burada 1 Mayıs lar Taksim'deki gibi coşkuyla kutlanmaz. Aslında ben bu sene Taksim'de kutlamayı düşünüyordum daha önceki senelerde de düşündüğüm gibi gel gör ki çevremde kimse benim kadar 1 mayıs ruhuna sahip değil.Ben de tek başıma gitmek istemediğimden evdeki bulgurla idare edeyim dedim. Evet   tembelim ama 1 Mayıs'a ve Emekçilere saygım sevgim vardır. Faşist olsun, züppe olsun, salak olsun, çirkin olsun, kro olsun,  vs ne olursa olsun ama emekçi kişiliği ön plandaysa sempati duyarım illaki huyumdur.
    Alana geldim . Dolandım baktım ilginç sloganlar pankartlar var mı diye ıhh pek yaratıcı bulmadım açıkcası. Bekle bekle saat 1 oldu, "E hadi yürüyelim" diyorum, ama nerde? Hiç bir gruba dahil değilim. Şöyle bir gezdim dolaştım baktım  DİSK, KESK kesmedi beni. Eğitimsen, sağlık, büro emekçileri e hiçbirine dahil değilim, Üniversiteliler, liseliler var e geride kaldı o yıllar.Ne yapsam? Nere girsem? Partiler var, hiçbirini sevmiyorum. Baktım Halkevleri "aha!" dedim "dal aralarına" . "Modern Zamanlar" daki Şarlo gibi tam anlamıyla bir yanlışlık yok tabi , Bilerek ve isteyerek daldım aralarına, verdiler elime bi bayrak, diyemedim "Ben bayraksız yürüsem?" İyi ki de diyememişim, bu sıcakta şapkasız çıkarsan bayrağı da şemsiye niyetine taşırsın memnuniyetle. İyi oldu iyi.her işte bir hayır vardır.
    Bir buçukta yürüyüş başladı. "İktidara ve sisteme saydırmalar" ve "çav bella' lar" eşliğinde yürüdük yürüdük. Ara ara duraksıyoruz tabi. O esnada simitçi bir emekçi geldi yanımda durdu. Bana bakıyor bakıyor ...Sepetten tutup bir simiti yüzüme doğru dayayıp "simit yer misin?" demez mi... İstemiyorum diyince önümdeki kadına uzatmaz mı? O da istemiyorum diyince  "ne bağırıyorsunuz, ne simit yiyorsunuz olur mu böyle" demez mi doğu şivesiyle sitemli sitemli...Biz bastık kahkahayı. Simitçi de güldü iki kırıttı astı suratını sonra şekildeki gibi. Baktı bizden iş çıkmaz uzaklaştı kortejin önüne doğru. Ya ben elimde bayrakla nasıl simit yiyeyim? Hadi yedim diyelim, slogan atarken öndeki kadının ensesine yapışacak susamların hesabını nasıl vereyim? Hem ben bağıra bağıra slogan atamıyorsam faranjitimdendir kınama beni Simitçi.
    Derken miting alanına ulaştık. Konuşmaya başlayan kişi Nietzsche ve Mahir Çayan karışımı bıyık show sunan o kırmızı tshirtlü hoş beydi..Konuştu konuştu ama ben, bıyıklarına odaklandığımdan mıdır, bildiklerimden farklı bir şey söylemediğinden midir nedir pek dinlemedim. Sonra halaylar falan çekildi. çekilen halayların birbirine teğet geçenleri dişlileri anımsattı bana. Altta gördüğümüz üzere çimenlere yayılmış insanlar dikkatimden kaçmadı.Demiştim burası Taksim gibi değil coşku az. Sonra resimde görüldüğü üzre saçları ve sakalları aynı boyda olan, mavi gözlü, kumral ve grubunun solisti olan beyfendi şarkı söylemeye başladı. ben de kendimden geçip ritm tutmaya başladım ahh ahh!  pek güzeldi.

şuraya denizi çiziyorsun ya
suları mavilere boyuyorsun ya
balıkları martıları koyuyorsun üstüne
sabahın serinliğini çiziyorsun ya
balıkları martıları koyuyorsun üstüne
sabahın serinliğini çiziyorsun ya
balıkçıları çiz balıkçıları
geceyi de çiz doğacak günü de
yoksulluğu çiz çaresini de
geleceği de çiz geleceği de
...



Ve gelelim emekçilere, tatile rağmen çalışanlar çalışmak zorunda olanlar da vardı.
Temizlik Emekçileri
Yapı -İnşaat Emekçileri
Emniyet mensubu Emekçiler
Vee "sevgi emek ister" den yola çıkarak Sevgi Emekçileri
piiiisssssss bilge!  tutamadım paparazzi bilgeyi :)




    1 Mayıs ta toplaşan, kalabalıklaşan, ezilenler adına slogan atan , emekçinin yanında ona destek çıkan bu grup aynı hassasiyeti pratikte gösterememiş mitingden önce tertemiz olan parkı pet şişeler izmaritler kağıtlar ve poşetlerle çöplüğe çevirmiştir.Üç kuruş için güneşin altında akşama kadar çalışan temizlik emekçilerine extradan iş çıkartmıştır. Ben ve bir kaç kendini bilir kişi gördüğümüz şişelerden topladık Bir de mavi kapak toplayıcılar vardı. Onlar işin temizlik kısmıyla ilgilenmiyordu tabi kapakları alıp gittiler. Bir kapakta ben verdim. Engelliler için araba almak adına toplanıyor bildiğimiz üzere bu kapaklar. Evet yukarıdaki hassas tabloyu görünce Steinbeck in "Ekmek Kavgası" adlı kitabındaki bir sözü gelir aklıma ve içten içe hak veririm de. Gelir aklıma dediğime bakmayın tam olarak gelmediği için ve kitabı karıştırıp bulmaya üşendiğimden kendi yorumumla söyleyeceğim.

"İnsanlar toplaşmak istemektedir .Ne olduğu hangi amaçla olduğu faketmez. İnsanlar kavga istemektedir".

Sonra ne mi oldu? Bitti ve dağıldık ben nasıl açım nasıl açım, saat olmuş dört. nerdesin simitçi diye aranmaya başladım bir baktım bitirmiş simitleri oturmuş bir ağaç gölgesine. yanımdan bir simitçi daha geçti aldım bir tane (titiz bayanların pisssssssssss! dediğini duyar gibiyim) yedim. Ne yapayım ya! kahvaltı da etmeden çıkmışım. Aman pisse pis bizden pis değil ya peh! Ama kesti mi? kesmedi. aklıma bir kumpir düşmüş bir düşmüş sormayın. Başladım kumpirci aramaya. Ara tara yok. bir sürü fast foofd cu var hiçbirinde kumpir yok. Soruyorum nerde satılır. "İşte burdan git git sağa dön var orda"  Gidiyorum gidiyorum yok. Başka bir fast food cuya soruyorum ama hamburgerler, pizzalar : "bırak sen kumpiri yaklaş yamacımıza" diyor. Yüz vermiyorum. İnat ettim bulacam onu.başka bir yere soruyorum 100 netre git sola dön....20 metre git sağdan araya gir ...vee buldum ama bu sıcakta kapalı yerde yemek işime gelmediğinden paket seçeneğini işaretledim doğru sahile vardım .orda da dondurma görmez miyim? Anlaşılan o ki bu gün tatil ama midemdeki emekçiler durmuyor çalışıyor yoksa nasıl açıklanabilir benim bu aç gözlülüğüm? Seçtim bir adet maraş usülü dondurma sahilde gemilere, martılara, vıcık vıcık elele sevgililere karşı yedim bir güzel.



kumpirim ve dondurmam bittikten sonra üç adet çocuk  gördüm. içlerinden  kareli gömlekli spor ayakabılı gözlüklü olana bittim. ama neden? yanlış anlamayın  sübyancı falan değilim zaten aklım hala grubun solistinde kaldı. Neyse işte  daltonlar görünümlü ufaklıklar dondurmalarını yerlerken ordan geçen bir adam "dede türkiyenin başkenti neresi" diye sordu çocuklara. Bütün bunlar ben güneşin tadını çıkarmak için kitabımı sahilde okumaya karar verdiğim sırada oluyor. gözlüklü olanı"ankara" dedi. Adam "Bilemedin istanbul başkent İstanbul ben de İstanbul luyum" demesin mi? Çocukalrın nevri döndü. Adam gidince çocuk "Dede salak gibi anne" dedi Annesi "salak demeyelim aklı az" dedi. "Zaten aklı olan bilgenin çevresinde gezmez ki" dedim biraz daha oturduktan sonra kalktım.


8 yorum:

  1. 1 Mayıs yazıları içinde okuduğum en güzel yazıydı,nede olsa Bilge farkı.

    YanıtlaSil
  2. Bu arada gerçek bir emekçi gibi çalışmıssın, fotolar çok güzel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ama kaçırdığım bir kare var ki kaçırmasam bu emekçi bayramında trajikomik ironik bir fotomuz daha olacaktı.Küçük bir çocuk aynı yaşta bir çocuğun cebinden bir şeyler almaya çalışıyordu ve ben kaçırdım :)

      Sil
  3. bilge okuduğum en güzel yazılarından biri bu arada şu dondurmalı çocuklar var ya yerim ben onları ya şekerler sizi ne olacak :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende sevdim bu yazıyı çocukları da hele ortadaki gözlüklüye bayıldım ama kumpir kötüydü zar zor bulduğum için pek seçme şansım yoktu :)

      Sil
  4. Güzel yazı ama bana komik gelen hep şu olmuştur ;
    İşçi bayramında gerçekten emekçi dediğimiz insanlar, o günde evine ekmek götürmek telaşı içinde bayramdan bihaber çalışmaya devam ediyorlar,
    Öte yandan , kamudaki asgari ücret alan emekçilerin yaklaşık 4-5 katı maaş alan işçiler ya da 2-3 katı maaş alan memurlar ya da para pul kaygısı fazla olmayan öğrenciler v.s. ve birde gerçekten emekçilerin yanında olmaya niyetlenen kişiler katılıyor(istisnalar).
    yani hiçbir işçi bayramı görmedimki asgari ücret alanlar ziyarete gidilsin , onların ihtiyaçları azda olsa karşılanmaya çalışılsın v.s. aklınıza daha ne gelirse...
    Diğer taraftan seninde vurgu yaptığın temizlik işçilerini bile bir kaç duyarlı kişi harici önemsemeden etrafı pervasızca pisletiyor sonrada biz sizlerin yanındayız diyorlar ?
    Ve en komik yanıda siyasi gruplaşma!!! işçiden emekçiden bahset sonrada siyasi gruplaşma yap :)
    Yakında ülkede kurban bayramını ak parti , nevruzu bdp, işçi bayramını chp, türkçülük bayramını mhp, tıp bayramını bağımsızlar kutlarsa tam demokrasiye geçmiş oluruz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hepsini anladımda tıp ı neden bağımsızlara verdik mustafa? :S

      Sil
    2. Nedensiz... Aklıma ilk gelenleri yazdım...
      Aslolan, hiçbir bayramı hiçbir partiye vermemiz geretktiği!!!

      Sil