bir bilge bir falcıdır

bir bilge bir falcıdır
Bir Bilge Bir Falcıdır

7 Şubat 2014 Cuma

TARİH ÖNCESİNE BİR BAKIŞ:iLK İNSANLARDA KÜLTÜR, TOPLUMSAL YAŞAM VE MAGAZİN

Her şey yaklaşık 50 milyon yıl önce soğuk, buzlu senezoik bir çağın  eosen döneminde ilk primatların ortaya çıkışıyla başladı.Sonrasında Antropoid, Hominoid, Hominid  ve Homo yani insan...Sözün özü deyip giriş kısmını erken kesiyorum. Milyonlarca yıllık bir gelişmeye rağmen mükemmel değiliz... Çünkü Evrim mükemmeli değil şartlar dahilinde en güçlüyü ve uygunu seçer; İnsan güçlüydü....

Yapılan çalışmalarla birlikte ortaya çıkan bulgular modern insanın atasının Homo  Habilis olduğunu göstermişti. Yaptıkları taş aletler nedeniyle "becerikli, yetenekli" insan anlamına gelen bu isim seçilmiş.  2.5 milyon yıl önce bizim beynimizin yarısı kadar bir beyinle dönemin şartlarına uyarlanıp hayatta kalabilmeleri gerçekten büyük bir yetenekti...Jetona ip bağlayıp defalarca kullanabilen modern insanın atasından da bu beklenir.


Şekil 1.1  Homo Habilis

Sonrasında Tarih sahnesine Ergaster çıkıyor. Yaklaşık 130cm ("eski insanlar dev gibiydi" sadece efsaneden ibaret, insan evrimleşirken uzadı)  ile sahaların tozunu attıran Habilis evrimleşerek Ergaster ile 1.70 e varan bir boy ile karşımıza çıkıyor. Ergaster "çalışan" anlamındadır; bildiğimiz işçi demek. Bunun nedeni alet teknolojisinde yaptıkları atılım ve çeşitliliktir. Badem biçimini bıyıkta değil taş baltada kullanarak özgün aletler üretmişler
Günümüz insanına en çok benzeyen ilk insan türü olarak geçer. Neyse ki günümüz işçisiyle aynı kaderi paylaşmadılar. Marx diye bir adam sen proletersin, emeğinden başka bir şeyin yok sömürtme..." diyip beynini yemedi. Doğrusu o zamanlarda, "Şunu da biriktireyim sermaye yapayım, herkes bana çalışsın, paranın adını koyayım" diyen insanlar yoktu. Kıt kanaat maaşla aybaşını geçirme derdi olmayan,"Bu günde doyduk çok şükür yarına Allah kerim"  diyen,   anı yaşayan, kanaatkar insanlarla belirginleşen avcı-toplayıcı bir toplumsal yapı hakimdi. (Siz de benim gibi tıraşlı, takım elbiseli, parlak tiplerden;100 çift ayakkabısı varken 101.yi alamadı diye depresyona giren kadınlardan haz etmeyenlerdenseniz o dönem tam size göreydi diye düşünüyorum.) Kapitalizm yoktu o zamanlar, Weber boşuna demedi kapitalizm protestanlıkla çıktı diye... Müslümandan kapitalist olmaz diyor adam. Zaten birkaç Taoist dışında, o zamanlar herkes Müslüman. Kendi cinslerini yiyen Erectuslar bile verdiği nimetlere şükretmişlerdir herdaim...Onlarda zaten müslümanlara dokunmamış,  taoistti, rastafaryandı, Allah ne verdiyse işte...




Şekil.1.2 Marx

Bazı bilim çevrelerince Ergaster'le aynı tür olduğu düşünülen bir insan atası da Erectus'tur. "Dik yürüyen insan" manasına gelir. Ergaster'e benzeyen  Erectus'a ait bulgulardan bazıları ateşi kontrel ettiklerini ve insan beyni, eti ve sakatatlarını yediklerini göstermiştir.Yapılan bu araştırmalarla varılan sonuçlar  Erectus'un bunu ayin ereğiyle yaptığını gösterse de hiçbir hayvan leşinin (bazı yırtıcılardan arta kalanlar) kafatasında beyin bırakmadıkları gerçeğini düşününce ve beyin organın diğer hayvansal gıdalara oranla yoğun bir enerji kaynağı olması da geçerli bir neden olabilir kanımca... Adam işini biliyor...

Homo floresiensis, 90 cm boyuyla yani bildiğimiz hobit  oluyor. Yok olan son insan türüdür.
 

Şekil 1.3 Neandertal insanı

Neandertal: Modern insanın bilinen en yakın kuzeni...Oldukça yapılı (yani "ne varsa eskilerde vardı şimdikiler kof" efsanesi gerçek) olan bu türün beyni insan beyninden daha büyük. Şekil 1.3 te gördüğümüz gibi alnı basık, kafa kemikleri geriye doğru yumru şeklinde iken burnu geniş bir yapıdadır. Gövde ve kollara oranla bacaklar kısadır. Robot resme fazla takılmayalım; bulunan kemikler baz alınarak yaklaşık bir görüntü oluşturmak amaçlıdır bunlar. Birebir aynı olmasa da benzerlikler sayesinde az çok fikir sahibi olmamıza yarayacaktır kanımca...Gerçekten de hasta ve yaşlılarına bakan, ölülerini gömen bu insanlarda  gelişmiş bir sosyal örgütlenmenin varlığını görüyoruz. Yaklaşık 35 bin yıl önce tarih sahnesinden silinmişlerdir. Ne yazıktır ki bu tarih  buzulların kuzeye çekilmesiyle beraber aynı alanları paylaşmak zorunda kaldıkları Homo Sapiens ile karşılaştıkları zamana tekabül ediyor.

Ve karşımızda Homo Sapiens! Bildiğimiz insan. Evet t-rex görmüş gibi tüyleriniz diken diken oldu farkındayım. Sapiens de ataları gibi avcı-toplayıcı bir türdür. Yaşamını  minimalist bir tarzda dekore edilmiş mağara ve taş oyuklarında ikame ettiriyorlardı Ağaoğlu'nun eli buraya kadar uzanmamıştı henüz... Doğal yaşam alanları alabildiğine geniş iken toplumsal hareketlilik ara sıra "fıskiyeyi kim kırdı" sorunsalını gündeme getirmek ve dinozorları protesto etmek için taş atmaktan  ileri gitmiyordu. Salladım tabi ki, o zaman dinozor ne gezer. Her zamanki gibi Hoolywod filmleri tarafından keklendik, bir adnan Hoca kadar olamadılar;o bile bir programında bu konuya değinip "dinozorlar insanlardan eskiydiler o zamanlar insana benzeyen maymunlar vardı........bu yüzden hayvanlardan zevk alırız" son cümlesinde kanım donsa da (cidden bir şempazeyi boyayıp ona peruk takıp "maşallah" dedirtebilirdi) ama var ya... o kızlardan daha akıllıca davranmazsa ben de bilge değilim çünkü şempanzelerle aramızdaki genetik farklılık sadece %1.2.
 Evet 65 milyon yıl önce çeşitli nedenlerle ortadan kalkmıştı dinozorlar. Kimileri göktaşı diyor, kimileri buzul iklimine dayanamadılar falan. En ilginci ise çiftleşme teorisidir. Efenim dinozorlar kedi tipi çiftleşme nedeniyle yani dişilerin bilmem kaç ton basınca dayanamayıp ölmeleri sonucu kalan erkek dinozorların eşcinsel bir hayata yönelip tanrının gazabına uğrayıp helak edilmeleri sonucu yok olmuşlar...








Şekil 1.4 Adnan Hoca


Sapiens ile birlikte paleolitik dönemde karşımıza çıkan kültürel faktörler hayranlık uyandırıcıdır.Onlarda tıpkı ataları gibi üç beyazdan uzak durarak; protein, sebze ve meyve ağırlıklı diyetleriyle sağlıklı yaşamın ilk örneklerini verdiler.... Allah sizi inandırsın diş çürüğü oranı %1 iken; yerleşik hayata geçişle (neolitik dönem) beraber sofralarında yerini alan krem karameller, çikolatalı sufleler, çilekli dondurmalar ve kolalar bu oranı %4 e çıkardı. Çeşitli mağara resimleri ve heykelciklerle beraber inanç sistemlerinin de üst türlerine göre daha gelişmiş olduğunu görüyoruz.

Sonrası bildiğiniz gibi işte; ilk kentler, ilk devletler, ilk imparatorluklar, rönesans, aydınlanma, ilk  modern devletler, İki kutuplu dünyadan tek kutuplu dünyaya geçiş, bu evrede kutup ayılarının tükenme tehditi altına girişi, İ.Melih Gökçek'in tarih sahnesine çıkışı vs vs.  Sonraki yayınlarda bahsedilebilecek ilginç ve heyecanlı tarihi olaylar...

Hoşçakalın...







3 yorum:

  1. Çizimlerine bayıldım, yanılmıyorum değil mi, senin imzanı gördüm:) Tam da sana yakışır şekilde insanlık tarihi özetlemişsin. Bu arada Adnan hoca ne demek istemiş, anlayabilmiş değilim.
    En kısa zamanda yeni bir yazında buluşmak üzere:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bilemiyorum sanırım maymunlardan hoşlanıyor :)

      Sil
  2. Ay bilge senin mizahi yönünü yazıya aktarma yeteneğine hayranım :)) uyumadım gece boyunca üç tane biyografik flim izledim en son ki nelson mandela 'nın hayatıydı eh bu kadar flimden sonra uykumda iyice kaçtı saat olmuş 8:00 :))
    Su adnan sapığına takmışsın gibi geliyor adamın adını yazarken bile tiksiniyorum tam bir sprem israfı :)))

    Neyse ben gidip çay yapayım öptüm seni

    YanıtlaSil